Yemek Zevki

0

Kıdemli bayan öğrencilerimizden Benay Benli ”Yemek Zevki” dergisine konuk oldu. Haberin devamını aşağıdan okuyabilirsiniz.

KARİYER’DE YAPARIM AİKİDO’DA

Uzakdoğu deyince aklına önce ‘’mutfak’’ gelenlerdenseniz bu röportaj size farklı kapılar açabilir. 6yıl önce başladığı Aikido’da siyah kuşak 1.Dan seviyesine ulaşan Benay Benli, kızının da bu spora gönül vermesine yol açmış. Yoğun bir iş hayatı içinde güne saat 06 .30 ‘da Aikido antreman ile başlayan Benay Benli , Aikido’nun stresle mücadelesine yardımcı olduğunu, iş hayatında konsantrasyonun arttığını ve başarı, aile hayatına da huzur getirdiğini söylüyor ..

Benay Hanım merhaba ..

Bize kendinizi tanıtır mısınız ?

Endüstriyel ağırlıklı kimyevi ürünler üreten bir firmanın ortağıyım ve aynı zamanında bu firmanın bölge bayiliği işini yapıyorum . Yaklaşık 20 yıldır çalışma hayatının içindeyim. Eğer işinizi gerçekten iyi yapmak istiyorsanız, ister istemez işinizi hayatınızın merkezine alıp bütün enerjinizi, dikkatinizi ve neredeyse tüm zamanınızı bu alana kaydırıyorsunuz.

Neticede başarı geliyor ama daha sonra geriye dönüp baktığınızda bir şeyleri de kaçırmış olduğunuzu fark ediyorsunuz. Bende böyle oldu. Somut olarak ben örneğin, oğlumun çocukluğunu kaçırdığımı düşünüyorum. Firmamla ilgili o ayı, o yılı, bir sonraki yılı detaylı bir şekilde projelendirirken, analiz ederken, hedefler koyarken; kendimi tanımaya, anlamaya hiç mesai harcamamış olduğumu, hatta bunu hiç fark edemediğimi düşünüyorum. Neticede hepimiz biliyoruz ki iş bitmez ve bitmeyecek, fakat ömrümüz sınırlı. Bu bilinç içinde hareket etmek ve mümkün olduğu kadar bunların tümü arasında belirli dengeler kurmak gerek. Ben böyle düşünüyorum.

Aikido ile tanışma zamanınız bu sorulara cevap ararken mi oldu? Sizce bir kadın kolaylıkla yapabilir mi, yoksa erkeklerden daha fazla zaman ayırmak mı gerekiyor?

yemekzevkiaikido1Aikido ile tam da bu tür farkındalıklarım üzerinde araştırırken tanıştım. Uzakdoğu felsefesi ve doğudan her şey her zaman ilgi çekmiştir. Hayatında hep bir şekilde spor olmuş biri olarak, hem felsefi olarak manevi yanımı hem de fiziksel egzersiz yönüyle bedenimi sağlıklı tutmak ve mümkünse bunu ömrüm yettiğince sürdürmek inancıyla başladım Aikido’ya..

Elbette, her işi olduğu gibi Aikido’yu da kadınlar kolaylıkla yapabilir. Bence bu konuda kadın olmak ya da erkek olmaktan ziyade; çok çalışmak ve vazgeçmemek gerekiyor.

Ne kadar zamandır Aikido yapıyorsunuz? Şu anda hangi seviyedesiniz?

2008 yılında Oğuzhan Başkurt Sensei ile başladım Aikido’ya, 6 senedir Aikimode Aiki Akademi’de Aikido yapıyorum ve siyah kuşak 1.Dan seviyedeyim.

Sizin tanımınızda Aikido nedir? Sadece form tutmak için yapılabilir mi ?

Aikido bence, yaşadığımız evrende uyum adına söyleyebileceğimiz her şeyi içine alan bir disiplindir, bir etik ve bir yoldur. Aikido’yu sadece bir spor olarak görmenin çok büyük eksiklik ayrıca haksızlık olacağını düşünüyorum. Fakat çok ciddi de bir fiziksel efor gerektiriyor ve bu sayede size ciddi bir kondisyon veriyor. Bu da işin bonusu tabi.

Kişiliğinizi, hayat duruşunuzu nasıl etkiledi? Öncesi ve sonrası gibi bir karşılaştırma yaparsanız somut farklılıklar nelerdir?

Aikido, maymun iştahlılara göre bir yer değil. Uzun soluklu bir yol. Kişiliğinizi nasıl etkiledi ? derseniz öncelikle daha sabırlı bir insan oldum derim. Daha çok dinlemeyi ve daha az konuşmaya ihtiyaç duymayı öğrendim derim. Daha sakin ve soğukkanlı olduğumu düşünüyorum. Algıları açık ve daha gözlemci. Dikkat ettiyseniz bu söylediklerimin tümü profesyonel çalışma hayatındaki kişilerin zaten edinmesi gereken hasletler, bu sebeple Aikido’nun sadece bireysel olarak değil, kurumsal olarak da şirket çalışanları için son derece faydalı olacağını düşünüyorum. Keza çocuklar için… Çocuklar; zorlu eğitim hayatları boyunca, hazırlandıkları meşakkatli sınavlar suresince dinlenmek, sabırlı ve soğukkanlı olmak, sakin kalabilmek, kendine güven duymak diğerlerine saygı gösterebilmek, disiplin gibi kazanımlar elde edebilirler Aikido sayesinde. Bence çocuklar için çok daha faydalı bu yönde.

Sizin kızınızda Aikido yapıyor değil mi ?

Evet kızım Zeynep de Aikido yapıyor. Üstelik tam 5 yıldır ve bırakmaya hiç niyetli görünmüyor. Tahmin ediyorum en genç Dan sahibi genç kızlardan biri olacak birkaç yıl sonra.

Aikido biliyor olmanız kendinizi daha güvende hissetmenize yol açıyor mu?

Elbette güven veriyor. Olası bir atağa karşı sizin de yapabilecekleriniz olduğunu bilmek iyi hissettiriyor. Fakat yine de tedbiri elden bırakmamak lazım.

Günlük hayatta kendinizi savunmak için kullanmak zorunda kaldınız mı?

Doğrusunu isterseniz hayır. Böyle bir şey yaşamadım fakat başıma gelen tehlikeli bir kazayı son derece soğukkanlı bir şekilde atlatmıştım. Ama bir gün kendimi savunmam gerekirse bunu yapabilirim.

Zor bir spor mu? Antrenmanlar sizi fizik olarak zorluyor mu?

Zor kelimesinden ne anladığınıza bağlı. Evet, Aikido tekniklerini öğrenmek ve uygulayabilmek çok çabuk olmuyor, bunu için kendinize yeterli zamanı tanımanız gerekiyor. Her şeyi 1 yılda öğreneyim derseniz böyle bir şey yok. Fakat karar verir, buna inanır ve sabırlık olursanız mutlaka sonuç alırsanız. Karar vermek, inanmak ve antrenmanlara gelmek gerekiyor. İşin sırrı ise; asla vazgeçmemek. Elbette zaman zaman zorladığı oluyor. Seviye yükseldikçe zihninizin öğrendiği ama bedeninize yaptırmakla zorlandığınız şeyler oluyor, hatta bazen gerçekten de çok basit şeylerde zorlanıyorsunuz. Ama kolay ne var ki şu hayatta! Kısaca, zorlasa da pes etmek yok, yola devam diyeceksiniz. Daha öğrenecek çok şey var.

Aikido’nun iş ve aile yaşantınıza katkısı oldu mu ?

Olmaz mı, kuşkusuz her ikisini de oldu, oluyor. Kendinize sorduğunuz sorularınızda, hayatınızda aradığınız cevaplarınızda; yolunuz ister Buda ile, ister Eflatun ile, ister Mevlana ile fark etmez ama sonuçta Yüce Rabbimize çıkıyor, işte o yolda Aikido da var. Ben böyle düşünüyorum.

İş ailenize ayırmanız gereken zamanda ya da sorumluluklarınızı yerine getirmekte bir zorluk yaşadınız mı ?

Yaşamamak için elimden geleni yapıyorum. Hafta içi sabah antrenman yapıyorum 06.30’da. Böylece gün içinde işimde ve akşam saatlerinde çocuklarımla olabiliyorum. Ayrıca sabah antrenmanları kişiyi son derece dinç ve enerjik başlatıyor güne. Güne olabildiğince erken başlamayı şiddetle tavsiye ediyorum. Zinde olmanın yanı sıra dünya kadar şeyi yapabiliyorsunuz bir gün de hem kendiniz için, hem de sevdikleriniz için ve gün bir türlü bitmiyor.

Yemekle aranız nasıldır? Severek yapar mısınız?

Yemekle aram her zaman iyi olmuştur. Yemek yapmaya bayılırım. Yemek yemek için yaşayanlardan değilim fakat damak tadıma uygun keyifli bir yemek için çok uzaklara gidebilirim. Ben temelde, daha az işlemle yapılan, daha sağlıklı şekilde ve daha kısa sürece pişen tarifleri tercih ediyorum. Renkli sebzeler, peynirler, zeytinyağı, cevizle ve roka, nane, fesleğen, reyhan, biberiye gibi kokulu otlarla karıştırarak salatalar yapmak veya besin değeri yüksek çeşitli çorbalar yapmak, sıkça yaptığım yemeklerden. Tercihim genel olarak çeşitli sebzeleri ve balık ,beyaz etlerle kombinlemek. Bakliyatları sıcak ve soğuk yemekler şeklinde pişirmeyi çok seviyorum. Ev yapımı yoğurdum ise yemeklerin yanında olmazsa olmazlardan. Makarnalar, börekler, açmalar bizim eve pek girmez fakat kuru fasulye ve pilava hiç hayır diyemeyiz.

Paylaş.

Yorum Yaz